Efor Böcek İlaçlama

Karıncalar

Karıncalar

Karınca türleri boyutları küçük doğal boşluklarda yaşayan ve sıkça ilaçlama yaptığımız haşeredir. Birkaç düzine avcı bireyden, çok büyük bölgeleri kaplayan ve sayıları milyonlarca bireyi içeren oldukça yüksek oranda organize kolonilere kadar oluşan topluluklar içinde yaşarlar. Büyük koloniler çoğunlukla işçi ve asker karınca sınıflarını oluşturan kısır dişilerden oluşur. Bu kolonilerde aynı zamanda verimli erkekler ile bir ya da daha fazla ve “kraliçe” adı verilen verimli dişiler de bulunur. Bu koloniler bazen süper organizmalar olarak tanımlanır çünkü karıncalar tek bir vücut halinde koloniyi desteklemek için bir arada çalışırlar. Karıncalar dünya üzerinde hemen hemen her kara parçasında bulunur. Kendine özgü karınca türleri bulunan ender yerler antartika ile birlikte bazı uzak ve yaşama uygun olmayan adalardır.

Karınca eko sistemlerin çoğunda yaşayabilir ve kara hayvanları biyo kütlesinin yaklaşık %15 ile %25’ini oluştururlar. Karıncalar ve ilaçlama yöntemleri, antartika, ve izlanda gibi bazı büyük adalar dışında tüm kıtalar,da yaşar, Polinezya’nın bazı bölümleri ve havai adaları gibi adalarda ise kendine özgü türler yoktur. Karıncalar ekolojik nişlerin geniş bir kesiminde bulunur ve doğrudan ya da dolaylı otçul, avcı ve leşçi olarak çok kapsamlı besin kaynaklarından yararlanır. Türlerin çoğunluğu genel hepçildir ama bazı türler besin konusunda özelleşmiştir. Ekolojik baskınlıkları biyokütleleriyle ölçülebilir. Çeşitli ortamlarda yapılan tahminler ortalama biyokütlelerinin, kara üstünde yaşayan tüm hayvanların %15-20 arasında olduğunu ortaya koyar

Karıncalar Hakkında Bilgi

Karıncaların boyutları 0,75 mm ile 52 mm arasındadır. Çoğunlukla kırmızı ve kara renkli olan karıncalar çeşitli renklerdedir, yeşil renge daha az rastlanır ve bazı tropik türlerin metalik bir parlaklığı vardır. Günümüzde 12.000’den fazla karınca türü sınıflandırılmıştır ve türlerin 14.000 civarı olduğu sanılmaktadır. En çok çeşitlilik tropiklerdedir. Karıncaların sınıflandırılması konusunda taksonomik çalışmalar devam etmektedir. Bir karıncanın kafasında birçok algı organı bulunur. Birçok böcek gibi karıncalarda birbirine bağlı sayısız küçük lenslerden oluşan petek göz vardır. Karıncaların gözleri hızlı hareketleri tespit etmede iyi olsa da optik çözünürlüğü yüksek değildir.

Ayrıca kafalarının üstünde ışık düzeylerini ve polarizasyonu ayırt eden üç küçük sade göz de bulunur. Omurgalılarla kıyaslandığında karıncaların görüşü kötü ile orta düzey arasındadır, hatta yer altında yaşayan bazı türler tamamen kördür. Avustralya’da yaşayan myrmecia cinsi gibi bazı karıncaların görüşü ise oldukça iyidir. Kafalarına bağlı olan iki anten kimyasalları, hava akımlarını ve titreşimleri algılar ve dokunma yoluyla sinyal iletişimine olanak sağlar. Kafada yiyecek taşımaya, nesneleri hareket ettirmeye, yuva kurmaya yarayan ve aynı zamanda savunma amaçlı kullanılan iki kuvvetli çene bulunur. Bazı türlerde ağzın içinde bulunan küçük keselerde besin saklanabilir ve bu besin diğer karıncalara ya da larvalarına verilebilir.

Karıncaların İlginç Özellikleri

Yapılan bir araştırma, karıncaların milyonlarca yıldır mantar tarımı yaptığını ve her koşul altında çalışabildiklerini ortaya koydu. İnsanlar tarımı keşfetmeden milyonlarca yıl önce, dünya yüzeyinin altında geniş tarım sistemleri gelişiyordu. Çeşitli mantar türlerini üreten yeraltı çiftlikleri, bugün torunlarının tarım yapmaya devam ettiği antik karınca kolonileri tarafından yetiştiriliyor ve muhafaza ediliyorlardı. Karıncaların baharda ortaya çıkan ve kanada sahip olan türleri üremek ve yeni yuva kurmak için dışarı çıkar.

1.Karıncalar, takım çalışması ve sosyal iletişim becerileri sayesinde diğer karasal böceklerin aşamayacakları su birikintilerini “karıncalardan oluşan raftlar” oluşturacak şekilde birbirlerine tutunarak aşabilirler. Ancak bu raftın inşasında bile hiyerarşi söz konusudur: İşçi karıncalar raftın temelini oluştururken (ki bu süreçte bazıları ölür), kraliçe en tepede, güvendedir.

2.Bir karınca kendi ağırlığının 10 katı ağırlığı kaldırabilir.

3.Ve ayrıca karıncalar insanlar gibi ordu kurup kendi kolonilerini korurlar. Bazen de koloniler arasında insanlar gibi savaşırlar.

4.Karıncalar yemek bulmak için öncü karınca yollarlar. Bu karıncalar yemek ararken koku molekülleri bırakırlar. Bunun sebebi, yemeklerin bulunduğu rotayı kaybetmek istememeleridir. Öncü karıncalar yuvaya gidip diğer karıncaları haberdar ederler. Onlar da koku moleküllerini izleyerek yemeği bulurlar.

5. Karıncalar dünyanın her yerinde farklı türde ve şekilde yaşarlar. Toplamda 35.000’e yakın karınca türü vardır ve bunların sadece 9.000’e yakını keşfedilmiştir. Karıncaların soyları, yaklaşık 100 milyon yıl kadar önce yaşayan yaban arılarından geldikleri düşünülmektedir. Karıncaların, arılar gibi iğneye sahip oldukları ve sonradan evrimleştikleri düşünülmektedir.

6. Karıncaların uzunlukları, türlerine göre değişiklik göstermektedir. En küçüğü 0.1 mm ‘iken en büyüğü 2.5 cm’dir. Karıncaların bildiğimizden daha çok renkleri vardır. Sadece siyah veya kahverengiyle sınırlı olmayıp mavi, mor, sarı, kırmızı gibi renkleri de vardır.

Karınca Kolonisi Hakkında

Karıncalar, koloni halinde yaşarlar ve her biri karıncanın farklı bir işlevi vardır. Bunlar; işçi karınca, köle-yapıcı karıncalar, kraliçe karınca, erkek karınca, ahşap karıncalar, yaprak-kesen karıncalar, petek karıncaları gibidir. Kolonin merkezinde kraliçe karınca yaşar. Kraliçe karınca, diğer karıncalara oranla daha büyüktür. Ayrıca dünyadaki bütün karıncaların toplam ağırlığı, insanlarınkinden daha ağırdır. 1 yıl içinde bir karınca kolonisi, 10 milyondan fazla böceği katledebilir. Karıncalar aslında bildiğimiz tüm yırtıcı hayvanlardan daha fazla et tüketirler. Karıncalar, besinleri bireysel değil ortak bir şekilde tüketirler. Sıvı besinler kursaklarında saklayarak yuvalarına götürürler.

Karıncalara göre hafif olan besinleri tek başlarına taşıyabilirken, ağır olan besinleri ise toplu halde birleşerek, yardımlaşarak taşırlar. Karıncaların yuvaları karmaşık bir sistemle tünellerden oluşur bazen geçici olarak boşluklardan faydalanırlar. Bir karınca yuvasında; yumurtaların bırakıldığı o dalar, yemek depoları, çöp biriktirme odaları, havalandırma sistemleri, acil çıkışlar, köprüler, bağlantılar, kavşaklar yer almaktadır. Yaşadığımız çoğu şehirden daha düzenli bir şekilde tasarlamışlardır. Karıncalar kış uykusuna yatarlar kasım ayında uyumaya başlayıp, mayıs ayında uykudan uyanırlar. Karıncaların ömürleri 45 ile 60 gün arasındadır.

Böceksiz Mekanlar SağlıyoruzBöcek Türüne Öze İlaçlamaİnsan Sağlığına Zararsız İlaçlarProfesyonel Çözüm OrtağınızYaşam Alanlarınız Koruma AltındaEntegre Haşere Mücadele HizmetiUzman Ve Donanımlı EkipPeriyodik İlaçlama Servisi
Böceksiz Mekanlar Sağlıyoruz
Böcek Türüne Öze İlaçlama
İnsan Sağlığına Zararsız İlaçlar
Profesyonel Çözüm Ortağınız
Yaşam Alanlarınız Koruma Altında
Entegre Haşere Mücadele Hizmeti
Uzman Ve Donanımlı Ekip
Periyodik İlaçlama Servisi

Karıncalarda Üreme Şekli

Pek çok böceğe oranla karıncaların üremesinde oldukça ilginç bir durum söz konusudur. Karıncalarda sadece kraliçe karınca yumurtlayabilir dişi (işçi) karıncaların yumurtlaması yasaktır. Karıncaların çiftleşmelerinin bazıları havada gerçekleşirken, bazıları yerde gerçekleşir. Erkek karıncalar bütün spermlerini kraliçe karıncaya aktarırlar. Kraliçe karınca hayatı boyunca bu spermi kullanarak yumurtlayabilir. Çiftleşmeden sonra erkek karıncalar ölür. Arılarda olduğu gibi karınca çeşitleri de kraliçe karıncanın etrafında şekillenir. Türün devamında en belirgin etken hiç kuşkusuz kraliçe karıncalardır.

Karıncalar kış uykusuna yatarlar kasım ayında uyumaya başlayıp, mayıs ayında uykudan uyanırlar. Karıncaların ömürleri 45 ile 60 gün arasındadır. Tüm böcekler arasında en iyi beyin karıncaların olduğu düşünülmektedir. Kendi ağırlıklarından 30 katı fazla ağırlık kaldırabilirler. Baş aşağı durabilirler. Çok büyük miktarda besin tüketip çok uzun mesafe yol katledebilirler. Öncü karınca vasıtası ile besin kaynaklarını arar ve bulurlar. Önden gönderdikleri karınca bir kimyasal iz bırakarak diğer karıncalara iz bırakır. Karıncalar son derece çalışkan ve sayıları milyarlara varan koloniler halinde yaşarlar.

Pin It on Pinterest