Efor Böcek İlaçlama

Böceklerin Baş Yapısı

Böceklerin Baş Yapısı

Baş vücudun ön bölgesini oluşturur. Baş normal olarak bir kapsül biçiminde olup üst kısımda sclerotize olmuştur ve bu kısımda beyin bulunur. Ağız açıklığının bulunduğu alt kısım ise membran yapısındadır. Başın vücudun uzun eksenine göre değişik konumlarda olduğu kabul edilir ve bu konum tarzı sınıflandırmada kullanılır. En önemli 2 konum şekli şunlardır: Hypognat: Ağız parçaları aşağıya doğru yönelmiştir.

Başı teşkil eden segmentler gövdede bulunan segmentler ile benzer konumdadır. Prognat: Baş, boyun bölgesinden yukarıya doğru kalkmış olup ağız parçaları ileriye doğru yönelmiştir. Ayrıca Opisthognat (ağız parçaları posterio-ventral konumda) tipe de rastlanır. Böceklerin Baş Yapısı değişken olup farklılıklar gösterir. İlaçlama yaptığımız haşerelerin yapıları değişkendir.

Başın Bölgeleri ve Ekstremiteleri:

Tipik bir hypognat başta; ön kısım veya alın, dorsal ve lateral kısım ve alt kısım hep birlikte ters dönmüş kaseye benzer biçimde tamamen sclerotize olan bir kapsül meydana getirir. Bu kapsülün üzerinde bir çift birleşik göz (faset göz), 3 nokta göz (ocel göz) ve bir çift anten vardır. Labrum kapsülün ön kısmının alt kenarına bağlanmak suretiyle ağzın ön kısmında bir kapak meydana getirir. Başın ventral kısmı ağzın gerisinde olan bir membran taban meydana getirmiştir. Bu membran taban kısmından, üzerinde tükrük bezlerinin açıklığı bulunan hipofarinks (hyphopharynx) çıkar.

Başın taban kısmının her iki yanında çiğneme organları veya ağız parçaları denen 1 çift mandibula, 1 çift maxilla ve labium yer alır. Bu kısımlar başın ventral kenarı ile eklemlenmiştir. Başın arka kısmı ters dönük at nalı şeklinde olup başın dorsal ve lateral kısmını oluşturur. Labium bu kısmı ventralden kapatır. At nalı şeklindeki yapının orta kısmındaki açıklıktan (foramen occipitale) özofagus, sinir şeridi, tükrük kanalı, aorta, trake ve serbest dolaşan kan geçer. Baş kapsülünün iç kısmında tentorium denen bir seri destek halkası yer almıştır.

Baş Kapsülünün Özel Yapıları:

Bileşik gözler: Genellikle büyük petek görünümünde ve başın dorso-lateral kısmındadır. Her bir göz, oküler sclerit denen dar bir levha üzerindedir veya dar bir halka tarafından sarılmıştır. Bazı türlerde özellikle larvalarda, gözler tek bir petek göz meydana getirecek şekilde körelmiştir. Bazı ergin türlerde petek sayısı çok fazladır. Antenler alında, petek gözlerin arasından çıkan bir çift haraketli ve segmentlerden oluşan uzantılardır. Bunlar bazen halka şeklinde antennal sclerit ile sarılan anten soket’i (evi, yuva, oyuk) üzerine eklemlidir. Soketin çevresi küçük bir çıkıntı meydana getirir. Anten bunun üzerine eklemle bağlanır.

Antenler çok değişik şekillerde bulunur; Protura takımının dışındaki diğer böceklerin tümünde mevcut olan, dokunma, tat ve koku alma görevi gören bir çift duyargalardır. Çıkış yerleri gruplar arasında değişmekle birlikte genellikle petek gözler arasında yer alırlar. Kaslı yapıda (son segment hariç) olması nedeniyle, segmentlerin ayrı ayrı hareket edebilme özelliğine sahip olduğu antenler yalnızca Collembola ve Diplura ‘da görülür. Diğer tüm gruplarda sadece birinci segment kas içerir. Değişen sayı ve tipte segmentlerden meydana gelmişlerdir. İlk iki segment diğerlerinden farklılaşmış olup sırasıyla Scapus ve pedicellus adını alırlar.

Böceklerde Baş Yapıları

Scapus anteni başa bağlayan basal segment olup, sahip olduğu kaslarla pedicellus ve flagellum’un hareketini sağlar. Flagellumu oluşturan segmentlerin sayı (3-50) ve tipleri (setace, filiform, moniliform, serrate, pektinate,clavate, capitate ganiculate, lamellat, flabellat, aristate, plumose vb.) böcek sistematiğinde kullanılan önemli karakterlerdir. Labrum, yüz kısmının ventral kenarına bağlı hareketli bir kapak şeklindedir. Labrumun iç yüzü preoral boşluğun ön kısmını meydana getirir ve bu kısma epipharynx denir. Epipharynx üzerinde lob şeklinde kabartılar, duysal papilla ve seta’lar vardır. Bu yapıların larva formlarının tanımasında yardımcı ve çok faydalı olduğu taksonomistler tarafından gösterilmiştir.

Belli Başlı Sutur ve Alanlar: Baş kapsülü çok sayıdaki suturlar vasıtası ile bazı bölümlere ayrılmıştır. Bunların çoğu esas segmentli yapının kaybolmasından sonra ortaya çıkan ikinci derecedeki oluşumlardır. Başta bulunan belli başlı sutur ve bunların civarındaki alanlar şunlardır. Vertex, gözlerin arasında ve arkasında bulunan başın tüm dorsal kısmıdır.

Baş Bölgesinin Özellikleri

Epicranial Sutur, başın ard kısmından başlayıp vertexi kat ettikten sonra alın kısmında ikiye ayrılan ters Y şeklindeki bir suturdur. Gövde kısmına epicranial gövde, çatal şeklinde ayrılan kısmına epicranial kollar denir. Bunlar deri değiştirme sırasında başın çatladığı zayıf noktalardır. Bu ödevleri sebebi ile ecdysial sutur adını da alırlar. Bu sutur, genellikle ergin öncesi evrelerde çok belirli oldukları gibi erginlerde de görülebilir.

Frons; epicranial kolların arasında veya altında bulunan yüz kısmı olup median ocellus bu sclerit üzerindedir. Ventral yüzde frontoclypeal sutur ile sınırlanır.

Clypeus; frontoclypeal sutur ile labrum arasında kalan dudak şeklinde bir parçadır. Clypeus, frons ile eklem meydana getirmeden birleşmiştir. Daha altta yer alan labrum membran şeklinde bir bağlantı aracılığı ile clypeusa bağlanmıştır.

Başın Arka Kısmı Ve Göz Bölgesi

Gena; fronsa göre posteriorda ve gözlerin altında yer alan başın alt yan kısmıdır. Bazen frons ile gena arasında bir genal sutur vardır. Bu suturun bulunmadığı halde gena ile frons arasında kesin bir ayırım yapılmaz.

Occiput ve Occipital yay: Başın ard kısmındaki alanın büyük bir kısmını içerir. Vertex ve genadan occipital sutur vasıtası ile ayrılmıştır. Böcek gruplarının çoğunda bu sutur ya körelerek bir çizgi haline gelmiştir ya da tamamen kaybolmuştur. Occiput, anterior olarak vertex ve gena ile kaynaşan bir alan şeklinde tarif edilir. Tüm occipital yay alanının ventral kısmına postgena da denir.

Post occiput, occipital foramenin kenarını çeviren dar halka şeklinde (ard kafa deliği) bir sclerittir. Occiputtan hemen hemen bütün ergin böceklerde bulunan post occipital sutur vasıtasıyla ayrılır. Post occiput üzerinde bulunan occipital (yumru) condyle üzerine baş, boyun bölgesindeki cervical scleritler yardımı ile bir eklem oluşturacak şekilde bağlanır.

Tentorium; Başın iç kısmından başlayarak, ağız parçalarını hareket ettiren kasların bağlanmasına uygun olacak şekilde vücut duvarının invaginasyonu ile oluşan bir seri sclerotize apodem ile sağlamlık kazanmıştır. Kanatsız böceklerde ve onlara yakın grup olan kırkayaklarda (Diplopoda), bu apodemler plaka halinde veya çubuk şeklinde olup ipliksi köprüler aracılığı ile birbirine bağlanmıştır. Pterygotanın kökenini teşkil eden gruplarda, bu yapı daha gelişmiş, birbiri ile kaynaşmış ve tentorium denen başın iç iskeleti şeklinde evrimleşmiştir. Tipik bir tentorium: anterior kollar, posterior kollar, corporotentorium (merkezdeki kitle) ve dorsal kollar olmak üzere 4 esas kısımdan meydana gelmiştir.

Posterior kollar, post occipital sutur üzerinde bulunan ve dıştan bir yarık şeklinde görülen posterior tentorial çukurun invaginasyonu ile meydana gelmiştir. Anterior ve posterior tentoriumların iç kısma doğru uzayarak birbirine rastladıkları kısımda kaynaşmaları suretiyle corporatentorium oluşur. Dorsal kollar ise lateral ocelluslar ve anten soketleri civarında baş kapsülüne temas ederler. Fakat bu kısımlarda dışarda belirgin bir çukurun olmaması sebebiyle ön kolların uzantısından meydana geldikleri kabul edilmektedir. Tentorium’un kısımlarının şekli ve konumu farklı böcek gruplarında değişiktir.

Ağız parçaları: Mandibulalar, maxillalar ve labiumdan oluşur. Bunlar tipik Arthropoda ekstremitesinden şekil değiştirmek suretiyle oluşmuştur. Fosil Arthropodların ekstremitelerinin incelenmesi ve yaşayan formların ektremitelerinin karşılaştırılmalı morfolojisi, bugün yaşamakta olan bütün Arthropod ekstemitelerinin basit bir genel formdan oluşmuş olduğunu gösterir.

Böceksiz Mekanlar SağlıyoruzBöcek Türüne Öze İlaçlamaİnsan Sağlığına Zararsız İlaçlarProfesyonel Çözüm OrtağınızYaşam Alanlarınız Koruma AltındaEntegre Haşere Mücadele HizmetiUzman Ve Donanımlı EkipPeriyodik İlaçlama Servisi
Böceksiz Mekanlar Sağlıyoruz
Böcek Türüne Öze İlaçlama
İnsan Sağlığına Zararsız İlaçlar
Profesyonel Çözüm Ortağınız
Yaşam Alanlarınız Koruma Altında
Entegre Haşere Mücadele Hizmeti
Uzman Ve Donanımlı Ekip
Periyodik İlaçlama Servisi

Genel Arthropod Ekstremitesi

Basal segment olan coxapodit, vücudun yanlarına bağlanmıştır. Apical segment ise telepoditi oluşturur. Her bir segment lateral ve mesal tarafta sırasıyla exit ve endit’leri meydana getirme olanağına sahiptir. Bunların en ilkel modifikasyonlarından biri Trilobit ekstremitesidir. Burada coxopodit’in solungaç biçiminde bir exit’e diken şeklinde bir endite sahip, telopodit ise basit ve üyesizdir.

Mandibulalar ; Bunlar anteriorda, gerçek ağız parçalarının birinci çifti olup labrumun hemen gerisinde bulunur. Tipik olarak fazla sertleşmiş ve sclerotize olmuşlardır. Üstlerinde dişler ve fırça gibi yapılar bulunur. Birkaç ilkel böcek bir tarafa bırakılacak olursa mandibulalar lateral kenar ve mesal kenarın kaide kısmından başa eklemle bağlanır. Her ekleme yakın bir yerden, başın iç kısmına doğru mandibulaları hareket ettiren kuvvetli tendonlar (kiriş) uzanır. Hiçbir böcek mandibulasında, basit segmentli bir ekstremiteden ne şekilde ve nasıl oluştuğuna dair bir delil bugün elimizde mevcut değildir. Bununla beraber Crustacea’lerin çoğunda mandibulalar az çok ilkel tip halindedir. Belli başlı değişiklikler:

l. Coxapodidin gelişmesi ve kuvvetlenmesi,
2. Endit kısmının ufalamaya yarayan dişli bir alana dönüşmesi,
3. Exit’in kaybolması,
4.Telepoditin körelmesi şeklinde oluşmuştur.
Bütün böcek mandibulalarında telepodit tümü ile kaybolmuştur. Bu bakımdan böcek mandibulası, çok değişmeye uğramış olan coxapodit ile enditden ibarettir.
Maxillalar; Maxillalar mandibulaların hemen gerisinde yer alır. Kas yapısı mandibulalara benzer bir evrim izlediklerini gösterir. Bununla beraber maxillalar şu farklılıklara sahiptir:

1. (Mesal bir eklem olan) Exit oluşmamıştır.
2. Telepodit bir dokunma organı veya palpus şeklini almıştır,
3. Coxapodit bölümlüdür,

4. Endit iki ayrı haraketli parça halinde gelişmiştir (Entomoloji literatüründe Arthropod ekstremitelerinin ana kısımları olan coxopodit, telepodit, endit gibi terimler pek az kullanılmıştır. Ancak terminolojide bir değişiklik yapılarak bu terimlerin kullanılması çok yararlı olacaktır).

Genel maxilla tipi, çeşitli kısımlar halinde ve çiğnemeye elverişli bir yapıya sahiptir: Cardo, maxillayı başa bağlıyan ve bir menteşe ödevi görerek hareketine olanak sağlayan üçgen şeklinde bazal bir sclerittir.

Stipes, maxillanın gövdesini oluşturur ve maxillanın geri kalan kısımları için kaide ödevini görür.
Galea, stipesin sonuna eklemli dış (lateral) lob’tur. Genellikle üzerinde duyu organlarından ibaret bir kep bulunur.

Lacinia, stipesin apexine eklemli olan iç (mesal) lobtur. Mesal kenarda bulunan diş ve dikenler yüzünden mandibulaya benzer bir görünüştedir. Palpus, stipesin lateral kısmından çıkan antene benzer segmentli bir uzantıdır. Genellikle beş segmentten oluşmuştur.

Labium (2. Maksilla); maxillaya göre posterior konumda bulunur. Tek bir parça gibi görünürse de meson üzerinde ortada kaynaşan bir çift ikinci maxilladan oluşmuştur. Kısımları maxillanın bölümleri ile büyük bir benzerlik gösterir. Kasları ve kasların bağlanma noktaları yönünden de aralarında bir homoloji vardır. Böcekler Hakkında kısa bilgi vermek daha yakından tanımanıza olanak sağlar. Efor böcek ilaçlama daima işini önemser.

Pin It on Pinterest