Efor Böcek İlaçlama

Böceklerin Ağız Yapısı

Böcekleri Ağız Yapısı

BÖCEKLERDE AĞIZ YAPISI VE TİPLERİ

Başın alt veya ön tarafına yerleşmiş olan ağız üç extremite ve diğer bazı parçacıklardan yapılmıştır. Ağız, böceğin aldığı besinin sıvı veya katı olması, herhangi bir hayvansal veya bitkisel doku içerisinde bulunması sebebi ile değişik yapılar kazanmıştır. Böceklerin Ağız Yapısı ve parçacıklarının yapısı, böcekler hakkında bilmeniz gereken onlarla mücadelede ilacın seçiminde önemli rol oynar. Örneğin, bitkiyi sokarak özsu emen bir böcekle savaş için mide zehiri kullanmak boşunadır. Zira ilaç bitkinin yüzeyindedir ve böcek bitki içerisinden besin almaktadır.

Böceklerin Başlıca Ağız Tipleri

Çiğneyici ağız: Bu tipe ısırıcı veya kemirici ağız adı da verilebilir. Adından da anlaşılacağı gibi bu şekilde ağız yapısına sahip haşereler besinlerini ısırıp çiğnemek suretiyle alırlar. Bu tipe örnek olarak Orthoptera, Coleoptera ve Isoptera takımlarına bağlı böcekleri gösterebiliriz. Çiğneyici ağız tipi esas yapıdadır. Bunun değişmesi ile diğer tipler meydana gelir.

Ağız parçalarının üzeri bir deri uzantısından ibaret olan labrum (üst dudak) tarafından kısmen örtülmüştür; bu geniş ve yassı yapılıdır. Esas ağız parçalarından ilk çifti olan, kahverenkli ve sağlam yapılı mandibula, labrumun hemen altında ve yanlara doğru yer almıştır. Mandibulanın ödevi besin maddesini parçalamak olduğundan iç kısımları keskin dişlidir. Daha altta sağlı sollu bir çift halinde I. maxilla vardır. Bu kısım üzerinde Cardo birinci maxillayı ağız boşluğunun yanlarına bağlar; Stipes birinci maxillanın tabanını oluşturur.

Diğer parçacıklar buna bağlıdır. Bundan yanlara doğru uzanan birkaç halkadan ibaret ve antene benzer yapıda olan kısım Maxillar palpus (çoğul hali Palpi) adını alır. Genellikle üzerinde ince kıllar vardır ve tad alma görevini yüklenmiştir. Stipes ve palpustan içeri doğru iki çiğneyici kısım uzanır. Bunlardan biri Galea (dış çiğneyici), diğeri Lacinia (iç çiğneyici)dır. Bu parçacıklar besinin daha ufak bir hale getirilmesi işini yapar.

Böcek Ağzının Kaynaşması

Ağzın orta yerinde, iki kısmın kaynaşması ile simetrik tek bir parça halini almış olan II. Maxilla bulunmaktadır; bu birleşik parçaya labium adı da verilir. Bunun taban kısmını, altta Submentum, üstte Mentum ve bunun ucunda Prementum oluşturur. Prementum’un yanlarında, aşağıya doğru ikinci maxilla palpusları anlamına gelen labial palpi bulunur. En ortada Glossa (dil) ve onun yanlarında Paraglossa (yandil) yer almıştır. Bu kısımlara ilave olarak ağız tabanında ayrıca Hipofarinks (labiumun içyüzeyinde yeralır, ağız tabanının dil biçiminde uzayan kısmıdır) ve Epifarinks (labrumun altında ve gerisinde yeralır, tat alma organını oluşturur) yer alır.

Yalayıcı-emici ağız: Arılar

(Hymenoptera: Apoidea)’ın çoğu besin maddelerini şekerli eriyikler halinde ve emerek aldıklarından, ağız parçaları bu işe uygun şekillenmiştir.

Mandibullar, bir evvelki tipe nazaran ufalmış ancak fonksiyonlarını tamamen kaybetmemiştir. Örneğin üzüm üzerinde beslenen bir arı önce mandibulaları vasıtası ile meyvenin kabuğunu parçalar. Birinci maxillaların esas tipte çok uzun olan palpusları körelmiş durumdadır. Buna karşı galea kalınlaşmış ve uzamıştır. Enine kesitte, bunun bir kılıf oluşturacak şekilde, diğer kısımları sardığı görülür.

Labium bu tip ağız parçalarının besin alma işini sağlayacak şekilde değişikliğe uğramıştır. Prementum ve buna bağlı parçalardan glossa ve palpus’lar uzamış paraglossa ise aksine körelmiştir. Glossanın meydana getirdiği boru enine kesitte gayet belirgin olarak görülür.

Böceklerde Emici Ağız:

Kelebeklerde (Lepidoptera) ağız parçalarının yapısı, esas yapıya nazaran bir hayli değişiklik gösterir. Labrum ve mandibula kısalmıştır. Birinci maxilla, şimdiye kadar görülenlerin aksine kaynaşarak tek parça haline dönüşmüştür. Galea olağanüstü gelişmiş, bir hortum şeklini almıştır. Parçanın enine kesidi incelenirse herbir galeanın bir oluk şeklinde olduğu ve bunların karşılıklı durmaları ile de hortumun meydana geldiği görülür. Dinlenme halinde hortum kıvrılmış olarak başın alt tarafında durur.

Beslenme sırasında açılarak düz bir durum alır. Bununla beraber, bazı kelebeklerde hortum kısmen veya tamamen dumura uğramıştır. İkinci maxillaların sadece palpus kısımları kalmıştır ve bunlar başın ön tarafında ileri veya yukarı doğru uzanmış olarak durur.

Sokucu Emici Ağız:

Bazı böcekler, bitki veya hayvan dokusu içerisinde bulunan sıvıları emerek beslenirler. Bu sebep ile ağız yapıları evvela bu dokuyu delmeye, sonra sıvıyı emmeye elverişli durumda olmalıdır. Bu tip ağız parçalarının yapısında, böcek grupları arasında bazı farklar bulmak mümkündür; bu yüzden sokucu-emici ağız yapılarını birkaç alt tipe ayırmak yerinde olur.

Altı iğneli sokucu-emici ağız: Labium uzayarak bir Proboscis (hortum) halini almıştır. Bunun üst tarafında kalan boşluğu yine uzamış yapıda olan ve aynı zamanda sokucu iğne durumundaki labrum örter. Böylece labium meydana getirdiği oluk içersinde 6 iğne göze çarpar. Bu iğnelerin iki adedi mandibullalardan diğer iki adedi birinci maxillalardan ve sonuncusu hypopharynx’den meydana gelmiştir. Bu iğnelerin uçları dişli olduğundan besini saklayan doku kolayca delinir.

Hypopharynx’in ortasının delik oluşu sokulan hayvan dokusundan emilen kanın pıhtılaşmasını önleyici tükrük maddesinin akıtılmasına yarar; bu deliğe tükrük maddesi kanalı adı verilir. Kanın emildiği kanal ise hypopharynx ile labrum arasındaki boşluktur ve emme kanalı adını alır. Bu tipteki ağız yapısına Diptera takımına bağlı bazı familyalarda (Culicidae, Tabanidae gibi) rastlanır.

Sineklerde 4 iğneli sokucu emici ağız da görülür. Önceki tipten farkı mandibul iğnelerinin olmayışı ve esas delici organın hypofarinx oluşudur. Labrum, I. Maxilla (2) ve hypopharynx, 4 iğneyi oluşturur. Salgı kanalı hypopharynx içinde, beslenme kanalı labrum ve hypopharynx arasındadır.

Dört iğneli sokucu-emici ağız:

Bir evvelki tipe nazaran fark, hyopharynx’ten yapılmış iğnenin bulunmayışı ve labrumun ufak kalışı dolayısıyla sadece dört adet iğnenin mevcut oluşudur. Tükrük ve emme kanallarının yeri de değişmiştir. Birinci gaganın dış segmentli kısmı labiumdur ve 4 iğne taşır; 2 mandibul, 2 tane I. maxilladan oluşur. Labrum gaga kaidesinde kısa bir lobtur. Hypopharynx de gaga içinde kısa bir lob halindedir. Labium parçalamaz fakat örter. Maxillalar karşılıklı gelerek besin ve emme kanallarını oluşturur.

Birinci Maxilla iğneleri karışılıklı duruşlarında aralarında iki boru meydana getirirler. Bu boru veya kanallardan labrum tarafındaki emme, diğeri tükrük kanalıdır. Hemiptera ve Homoptera takımlarına bağlı böceklerin ağız parçaları bu tiptedir. Dinlenme durumunda baş ve thorax’ın altında geriye doğru uzanmış olan hortum, beslenme sırasında vücudu dik bir hale getirir; iğneler doku içersine daldırıldığında, ikinci maxillanın oluşturduğu oluk, kıvrık vaziyette dışarıda kalır.

İki iğneli sokucu-emici ağız:

Bazı Diptera’larda görülür. Madibulalar tamamen dumura uğramış ve birinci maxilladan ise geriye sadece palpuslar kalmıştır. İkinci maxilla’nın teşkil ettiği hortum içerisinde sadece iki iğne görülür. Bunlardan birisi hypopharynx diğeri labrumdan meydana gelmiştir. Tükrük kanalı hypopharynx içindeki delik olup emme kanalı ise bununla labrum arasındaki boşluktur. Labium (ikinci maxilla) ucunda iki ufak plak (labellum) vardır.

Musca domestica L.’nın ağız yapısı esas itibariyle bu şekilde ise de yukarıda bahsedilen iki iğne ufalmıştır. Maxilla ve mandibullar görev yapmaz. İkinci maxillanın oluşturduğu oluk içersinden ileriye doğru uzanan ve uçta genişleyerek iri çıkıntı halini alan labial sünger gibi bir yapı olan labelluma sahiptir. Bu sıvı besine sokulur. Üzerinde incecik oluklar bulunmaktadır. Salgılanan tükrük bu oluklardan alınacak besin üzerine akıtılır ve bu suretle eritilen besin maddesi ayrı oluklar vasıtası ile alınarak özel olukla ağız boşluğuna sevkedilir. Görüldüğü üzere, karasineğin ağız parçaları yapısı sokucu-emici olmaktan ziyade bir çeşit yalayıcı-emici tiptedir.

Üç iğneli sokucu-emici ağız:

Bitki dokusunu sokarak beslenmeye uygun ağız yapısına sahip böcek takımlarından birisi de Thysanoptera’dır. Bunların ağızlarında birisi sol mandibuladan, diğer ikisi birinci maxilladan yapılmış 3 iğne bulunur. Sağ mandibul körelmiştir.

Pirelerin (Siphonaptera) ağız parçaları bu tipte olup, 1 tanesi epipharynx, 2 tanesi I.maxilladan (lacinia) oluşmuş 3 stilet içerir. Delme işlemi kenarları tırtıklı olan maxillaya ait iğneler tarafından gerçekleştirilir. Emme kanalı epipharynxle maxilla iğneleri arasında uzanırken, tükrük kanalı maxillaya ait iğnelerin karşılıklı gelmesiyle oluşan oluktur. Labial ve maxiller palpuslar dinlenme sırasında stiletleri örter.

Cervix Böceklerin Boyun Kısmı

Baş ile gövde arasındaki membran özelliğindeki kısım boyun veya cervix’dir. Bazıları bunu microthorax adı ile ayrı bir vücut segmenti olarak kabul ederlerse de bu hususu destekleyen pek az delil vardır. Daha ziyade cervix, labial baş segmenti ve prothorax segmenti önü ile bunların arasındaki bükülebilir özellikteki alanı kapsar. Cervix’in içine başın gövde ile eklemleşmesine yarayan 2 çift cervical sclerit gömülü durumdadır. Her iki yanda bulunan ikişer sclerit birbiri ile menteşe gibi bağlanarak tek bir parça haline gelmiştir. Bu parça anterior olarak başın post occiput kısmı üzerindeki occipital condyl ile; posterior olarak ta prothorax ile eklemli bağlantı oluşturur. Cervical scleritler çoğunlukla prothorax’ın pleura’ları ile kaynaşırlar.

Böceksiz Mekanlar SağlıyoruzBöcek Türüne Öze İlaçlamaİnsan Sağlığına Zararsız İlaçlarProfesyonel Çözüm OrtağınızYaşam Alanlarınız Koruma AltındaEntegre Haşere Mücadele HizmetiUzman Ve Donanımlı EkipPeriyodik İlaçlama Servisi
Böceksiz Mekanlar Sağlıyoruz
Böcek Türüne Öze İlaçlama
İnsan Sağlığına Zararsız İlaçlar
Profesyonel Çözüm Ortağınız
Yaşam Alanlarınız Koruma Altında
Entegre Haşere Mücadele Hizmeti
Uzman Ve Donanımlı Ekip
Periyodik İlaçlama Servisi

Genel Anlamda Böcek Segmentinin Gelişimi

Bugün yaşayan ilkel böcek gruplarında ve Chilopoda’da bulunan yapı, her iki gruptaki vücut segmentlerinin beş özellik gösteren basit bir tipten evrimleştiği düşüncesini uyandırmaktadır. Bu özellikler şunlardır:

1. Tergum veya thoraxda notum denen sklerotize dorsal plaka,
2. Ventralde yer alan sternum veya sklerotize plaka,
3. Tergum ve sternumu birleştiren tamamen membran özelliğinde pleural bölge,

4. Bir çift segmentli bacak; bazal segment olan coxapodit, tergum ve sternum arasındaki membrana gömülü durumdadır. Coxapodit, bir bazal kısım (subcoxa) ve apikal kısım (coxa) olmak üzere iki kısma ayrılmıştır. Subcoxa 3 sclerite ayrılmış durumdadır.

5. Her bir ayağın kaidesinin üst kısımdaki membran üzerinde bir stigma yer alır. Haşere ilaçlama için böceklerin yapısını bilerek ilaçlama seçimi yapmak önemlidir.

Pin It on Pinterest