Evdeki pireden kurtulma yolları
Evdeki pireden kurtulma yolları
23 Haziran 2017
Böcek ilaçlamanın insan sağlığına etkisi
Böcek ilaçlamanın insan sağlığına etkisi
24 Haziran 2017

Böcekler

böcekler

böcekler

böceklerin anatomisiBöcekler, eklem bacaklıların bir sınıfıdır. Uzmanlar, bir metre kare verimli ve nemli toprakta 1500 kadar böceğin bulunabileceğini hesaplamışlardır. Yani, bir hektarlık bir alanda on beş milyon böcek yaşayabilmektedir. Böcekler yalnız bahçelerde bulunmazlar. Çeşitli böcek türleri dünyanın her yanma yayılmış durumdadırlar. Bu bakımdan böcekler hakkında pek çok kimsenin fazla bir bilgiye sahip olmadığını var sayarsak aslında bizimle iç içe yaşayan etrafımızda hemen her yerde bulunan ama pek fazla tanımadığımız böcekler hakkında bilgi edinmek hem onlardan korunmak hemde böceklerin yaşam alanlarına yakın kurulan bina ve sitelerde karşılaşılan böcek türlerinin   doğal yaşam alanlarının yok edilmesi sonucunda apartman ve dairelere girerek insanlar için huzursuzluk kaynağı olmalarını kaçınılmaz olacağı bilinmelidir ve böcek ilaçlama en etkili ilaçlama ekipleri tarafından istenmelidir.

Böcekler nerelerde yaşarlar?

Göllerde ve havuzlarda da birçok böcek türü yaşamaktadır. Bazı böcekler, hiç bir canlının yaşayamadığı susuz çöllerde yerleşmişlerdir. Bazı başka türler ise Güney Kutbunun buzullarında ‘yaşamaktadırlar. Böcekler, yer altındaki derin mağaralarda ve sıcaklığın 50°’C yi bulduğu kaynaklarda bile yerleşebilirler. Bir böcek türü, hemen hemen bütün öteki canlılar için öldürücü olabilecek kadar asitli olan sirke içinde yaşar. Bir tür sineğin larvaları ham petrol birikintilerinde yaşamaktadır. Bunlar, petrol birikintilerine düşen öteki böceklerle beslenirler. Çoğu böcek türleri asalaktırlar. Bunlar, öteki hayvanların üzerinde veya içinde yaşar ve konak hayvanlarının kanları veya vücut dokularıyla beslenirler. Böcekler için elverişli olmayan tek ortam denizdir. Bununla birlikte böcek türlerinden biri, (bir çeşit titrer sinek) yaşamının tüm evrelerini denizde geçirir.

Kaç böcek türü bulunur?

Uzmanlar 850 000 değişik böcek türü saptamışlardır. Bunların 650 000’i kınkanatlılardır. Sözü edilen 850000 tür böcek, bütün hayvan türlerinin yüzde seksenini oluşturmaktadır. Böcekler çok küçük hayvanlar oldukları için, özellikle bilimsel araştırmaların sürdürüldüğü uzak yerlerde, sürekli olarak yeni böcek türleri ortaya çıkarılmaktadır. Yeryüzünde iki milyon değişik böcek türünün yaşamakta olması mümkündür. Böcekler, yeryüzünde uzun bir süreden beri yaşamaktadırlar. Uzmanlar, ilk böceklerin 350 milyon yıl önce ortaya çıkmış olduklarını ileri sürmektedirler. Böcekler omurgasız hayvanlar grubundandırlar. Eklem bacaklılar filumuna girerler. Eklemli bacakları olan öteki omurgasızlar, yengeçler, İstakozlar, çok bacaklılar ve örümceklerdir. Bütün eklem bacaklıların vücutları çeşitli bölütlerden oluşmuştur. Ayrıca çoğu türlerin vücutları dış iskelet denilen sert bir kabukla kaplıdır.

Böceklerin yapısı

Böcek vücudu derin çizgilerle üç ayrı bölüme ayrılmıştır. Bu bölümler baş, göğüs ve karındır. Bu yapı biçimi böcekleri öteki eklem bacaklılardan ayırır. Çünkü bu hayvanların vücutları üç bölüme ayrılmış değildir. Böceklerin vücutlarındaki her bölüm birkaç bölüme ayrılır. Ancak başta bulunan bölütler erişkinlerde pek belirgin değildir. Böcekleri öteki eklem bacaklılardan ayıran bir özellik de, erişkin böceklerin her zaman altı bacaklı olmasıdır. Örümcek, sekiz bacağı olduğu için böcek sayılmaz. Birçok bacağa sahip olan çok bacaklılar da böcek değildirler. Bazı böceklerin kanatları vardır. Kanat sayısı bir veya iki çift olup, bunlar göğüste bulunur. Erişkin böceğin vücudu bir kabukla örtülüdür. Bu kabuk çoğunlukla kitin denilen sert ve su geçirmez bir maddeden oluşur. Ayrıca kabukta eklemler bulunur. Kabuk, böceğe korunma olanağı sağlar. özellikle düşman sayılan öteki böcek türleri, böceğin yumuşak vücuduna bu kabuk nedeniyle doğrudan saldıramazlar. Kabuğun su geçirmez oluşu, böceğin yağmurlu havalarda ıslanmamasını sağlar.haşereler hakkında

Böceklerin yaşam bölgeleri

Böcek türleri kuru ve sıcak havalarda kuruyarak ölmekten korunur. Böylece, kuru çöl ikliminde yaşayan böcekler yaşamlarını sürdürebilirler. Böcekler bulundukları ortamı çok iyi tanıyabilirler. Çok gelişmiş ve duyarlı görme, koklama, dokunma ve işitme organları vardır. Örneğin sinekler kendilerine doğru yaklaşan bir nesneyi görünce hemen uçarlar. Çünkü sinek başının iki yanında, birçok böcekte olduğu gibi iki petek göz vardır. Gözlerin konumu, sineğin hemen hemen her yönü görmesini sağlar. Ev sineğinin petek gözünde, faset denilen bölümler vardır. Sayıları 4 OOO’i bulan fasetlerin her biri cisimlerin başka bir görüntüsünü alır. Fasetlerden gelen sinirler bu ayrı görüntüleri beyne iletirler. Beyin bu görüntüleri birleştirerek bir bütün görüntü elde eder. Birçok başka böcek türlerinin erişkinlerinde bileşik gözler vardır. Bileşik göz, her biri bir mercekli olan üç basit gözden meydana gelir. Bunlar böcek başının en üstünde yer alırlar. Bileşik gözler aslında nesnelerin net bir görüntüsünü elde edemezler. Yalnız hareketleri fark ederler ve hareketli bir cisim yaklaştığı zaman böceği tehlikeye karşı hazırlarlar.

Böceklerin anatomisi

Böceklerin çok keskin tat alma ve koklama duyuları vardır. Çoğu böcekler yalnız koklama ve tatma yoluyla tanınan besinle beslendikleri için, bu duyular çok önemlidir. Kelebeklerle sinekler tatlı maddeleri üzerinde yürümekle bile ayırt edebilirler. Çünkü bu böceklerin ayaklarında sinir uçları vardır. Tat alma organları genellikle böceklerin ağız parçalarının çevresinde bulunmakla birlikte, sineklerde pul kanatlılarda ve kelebeklerde, bacaklarda da tat alma organları bulunur. Duyargalar da koklama organları yer alır. Bazı pul kanatlıların erkeklerinde dişilere göre daha tüylü duyargalar vardır. Bunlar daha duyarlı organlar olup, erkek pul kanatlının, dişinin kokusunu iki kilometre kadar bir uzaklıktan bile algılamasını sağlar. Duyargalar dokunma duyusu açısından da önemlidirler. Arılar, birbirlerinin duyargaları na dokunarak haberleşirler. Ayrıca çoğu böceklerin vücutlarında dokunmaya karşı duyarlı tüycükler bulunur. Böcek ilaçlamanın insan sağlığına etkisini ne kadar biliyoruz?

Comments are closed.