Efor Böcek İlaçlama

Böcekler

Böcekler

Doğada yaşam süren pek çok böcek türü mevcuttur. Böceklerin Sistematikteki Yeri: Böcekler (Classis: Insecta) Arthropoda filum’una bağlıdır. (Arthros: eklemli, eklem, oynak; podos: bacaklılar) olarak nitelenir. Böceklerin farklı türleri, değişik renk yapısı, ilaçlama sürecinde uçan ve yürüyen özellikleri ile pek çok alt sınıfa ayrılır. Böcekler İle Mücadele doğada zararlı böceklerin bitki ve ekili alanlara verdikleri zararlara karşı yürütülür. Yaşam alanlarında ise ev ve işletmelere giren böceklerin buralardan arındırılması ve engellenmesine yönelik olarak yapılır. Dilerseniz böcekleri genel yapısı ile kısımlar halinde inceleyelim ve böcekler hakkında bilgi paylaşalım.

Arthropoda Filumunun: Böceklerin Genel Karakterleri

1. Bilateral simetrilidirler.

2. Heteronom metamer(segment)’lidirler. Annelid’lerin aksine, vücudu oluşturan segmentler ödevlerine göre gruplaşarak özel biçimler gösterirler ve vücut birbirinden ayrı bölgelere bölünür. Bu bölgeler, baş: cephalo, göğüs: thorax, karın: abdomen’ dir. Ancak bu bölgeler bazı gruplarda birbirine kaynaşmış olabilir.

3. Vücut, kitin’den oluşan bir dış iskelet ile kaplanmıştır. Bu kabuk şeklindeki sert yapı, harekete engel olmamak için segmentler arasında incelir ve bir eklem derisi halini alır. Büyüme sırasında zaman zaman dış iskelet atılarak yenilenir.

4. Arthropodlarda esas olarak her segmentten bir çift eklemli ekstremite çıkarsa da çeşitli gelişmeler sonucunda, Arthropoda filumunun her sınıfında ekstremite sayısı değişmiştir.

5. Bu grupta kaslar, omurgalı iskelet kaslarında olduğu gibi, enine çizgili tiptedir.

6. Arthropodlar iç morfolojileri ile ele alınırlarsa, sindirim sistemi ağızla başlar anüsle sonlanır. Barsak kanalı ön, orta ve art barsak olmak üzere 3 ayrı bölümden meydana gelir. Sölom boşluğu küçülmüştür. Hemosöl dolaşım sisteminin bir kısmını oluşturur. Dolaşım sistemi açıktır. Kan kısmen damarlarda kısmen de vücut boşluklarında (lagün=haemocoel) dolaşır.

Kalp genelde boru şeklinde ve sırttadır (parazit formlar hariç). Boşaltım organları çeşitlilik gösterir; maksil bezler, anten bezler, koksal bezler veya malpiki borucukları şeklindedir. Solunum solungaç, boru veya kitap şeklindeki trakelerle ve bazı durumlarda bütün vücut yüzeyi ile de yapılır. Sinir sistemi başta bir serebral ganglionla başlar; ventralde bulunan sinir kordonları ip merdiven şeklindedir. Ayrı eşeyli hayvanlardır. Ancak bazı türlerde partenogenetik çoğalma yani döllenmeden yavru meydana getirme görülür.

Böcekler Hakkında

Böcekler 350 milyon yıldan beri yaşamaktadırlar. Bugün için en ilkel böceklere ait kesin bir fosil kayıt elimizde yoktur. Ancak önceden de belirtildiği gibi çok bacaklı (Chilopoda) bir hayvandan türemiş oldukları kuvvetle muhtemeldir. Kayalarda bulunan fosil formlara göre elimizdeki ilk kayıt Paleozoik’in Pensilvanian periyoduna ait olup 300 milyon yıl öncesine gitmektedir. Ancak bu türlerin pek çoğunun temsilcileri günümüze erişememiş ve nesilleri tükenmiştir.

Fakat hamamböcekleri ve pirimitif kanatsız böcekler (Apterygotlar) ilk şekillerini bugüne kadar korumuşlardır. Yine fosil formlara göre Pensilvanian periyodunda (Carbonifer) büyük ormanlıklarda kanat açıklığı 30 inch= 75 cm. olan (1 inch= 2.54 cm) Dragonfly (Odonata)’ lara benzer böcekler yaşamışlardır. Palezoikin Permiyen (Perm) peryodunda buzulların oluşması, dağların yükselmesi gibi yerkürede ve iklimde meydana gelen değişiklikler Holometaboli’nin (Tam başkalaşım) ortaya çıkmasına dolayısı ile böceklerin çeşitlenmesine yol açmıştır.

Kabuklu böcekler (Coleoptera) ve sineklerin (Diptera) ortaya çıkışı çok daha sonralara Mezozoik’in Trias periyoduna rastlamaktadır. Sinir kanatlı (Neuroptera) böcekler ve kelebekler (Lepidoptera) ise 170 milyon sene önce Jura periyodunda ortaya çıkmışlardır. Çiçekli bitkilerin ortaya çıkış devri olan Mezozoik’in Kretase periyodunda böcekler tam olarak gelişme imkanı bulmuş ve patlarcasına bir çeşitlenme göstermişlerdir. Senozoikte meydana gelmiş olan ufak ve narin yapılı türler bugün yaşayan örneklere aynen benzemekte olup bugün bile teşhis edilebilir durumdadırlar.

Böceklerin İnsanlarla Olan İlişkileri

Dünya üzerinde yayılış alanları çok geniş olan böceklerin insanlarla olan ilişkileri, faydaları ve zararları nedeniyle insan tarihi kadar eskidir. Böceklerin çoğu bitki ile beslendiklerinden yaşam şekilleri bakımından zararlı olmaktadır. İnsan, hayvan ve bitkilere zararı inanılmayacak kadar çoktur. Araştırmaya göre insanlar, ancak hastalık ve zararlılardan arta kalan mahsulü elde eder, fakat bunun bir kısmını da gene onlara kaptırır’’.

Mesela bir çekirge sürüsü 2 milyon bireyden oluşabilir ve ortalama ağırlığı 50 000 ton olabilir. Yine böceklerin çoğalma gücü oldukça fazladır. Bir çekirge günde 1000, termit 15 000 yumurta bırakabilir. Görüldüğü gibi böceklerin özellikleri insanlar ile kıyaslandığı zaman sayı ve üreme bakımından çok ciddi farklar vardır. Böceklerin içinde zararlı olanlar kadar yararlı türlerde mevcuttur. Doğada yaşayan haşerelerin tamamı doğal ortamlarında insanlara çeşitli yararlar sağlarlar.

Böceklerin Zararları Nelerdir?

1. Bitkilerin muhtelif kısımlarının tamamen yenmesi veya bazı kısımlarının kemirilmesi sonucunda ekili alanlar ve bitkilerde kayıpların yaşanması.

2. Bitki öz suyunun emilmesi ile bitki fizyolojisinin etkilenmesi sonucu bitkilerde kuruma ve verim kaybı oluşması yaşanır. Bu emme sırasında muhtelif hastalık nedenlerinin sağlamlara bulaştırılması, üzerinde faaliyet gösterdikleri bitkilerde çürümeye sebep olmaları en belirgin zararlardır.

4. Taşıdıkları hastalıklar nedeniyle insanlara da hastalık nakletmeleri ve milyonlarca insanın ölümüne sebep olmaları geçmiş dönemlerde çok görülen bir durumdur.

5. Taşıdıkları parazitler nedeniyle et, süt, yumurta vs. maddelerin bozulması, sayılabilir. Bunun yanı sıra ürünlerinden ve faydalarından yararlandığımız böcekler de vardır.

Böceklerin Faydaları Nelerdir?

1. Bitkilerin 2/3′ ü tozlaşma için böceklere ihtiyaç duyarlar. Döllenmede rol oynayan böcekler ki bu grubun başında arılardan Bombus ve bal arıları gelmektedir ve bu alanda temin ettikleri fayda verdikleri balın 6-10 misli değerindedir.

2. Zararlı böcekleri öldürmek suretiyle faydalı olan böcekler üretilerek biyolojik savaşta kullanılmaktadır.

3. Toprağı delik deşik ederek havalanmasını ve gübrelenmesini temin edenler vardır.
4. Hymenoptera takımı Apidae familyasından Apis mellifera türü bal üretiminde kullanılır.
5. İpek (Lepidoptera takımı Bombycidae familyasındaki Bombyx mori türünün kozalarından) üretimi sağlanır.

6. Boya (Dactylopius coccus (Homoptera) ve Cynipidae (Hymenoptera) türlerinin gallerinden) ve Gomalak (Laccifer lacca’dan (Homoptera, Kerriidae) elde edilen mobilya cilasında kullanılan alkolde eriyen bir reçine) imalinde kullanılırlar.

7. Bazı ilaçların eldesinde (Lytta versicatoria türünün (Coleoptera, Meloidae) salgısı olan Cantharidin maddesinden) kullanılırlar.

8. Leş yiyici olarak faydalıdırlar. Bunu çevremizdeki sağlıksız ve pis maddeleri uzaklaştırarak yapabilirler. Odun-delici böcekler, termitler, marangoz karıncaları ve diğer odunla beslenen böcekler devrilmiş ağaç ve kütüklerin dönüşümünü ve ölü ağaçların devrilmesini hızlandırırlar. Cesetten beslenen Leş sinekleri, Leş kınkanatlıları ve deri kınkanatlıları (Dermestidae) leşin ortamdan uzaklaşmasında çok önemli katkı sağlarlar. Scarabaeidae (Coleoptera) familyasının bazı türleri dışkıları ortamdan uzaklaştırırlar.

9. İstenmeyen bitkilerin yok edilmesinde faydalıdırlar. Böceklerin büyük çoğunluğu bitkiler üzerinden beslenir ancak çok az kısmı zararlı olarak ele alınır. Bazı zararlı otlar, kaktüsler ve istenmeyen yaprak döken bitkileri yok eden böcekler yararlıdır.

10. Böcekler insanlar ve hayvanlar (balıklar, kuşlar ve memeliler) için besin olarak yararlı olabilirler.
11. Estetik olarak faydalı olabilirler. Sanatçılar, kuyumcular ve tasarımcılar böceklerin güzelliklerinden faydalanabilirler.

BÖCEK SINIFLARI – INSECTA

Bütün böcekler bu sınıftadır. Thorax’ların 3 segmentli olması ve her birinde bir çift bacak bulunması ile tanınır. Bu sebepten 6 bacaklı anlamına gelmek üzere Hexapoda da sınıf adı olarak kullanılır. Embriyonik olarak böcek 20 segmentten meydana gelmiştir. Tipik bir ergin böcekte 3 vücut bölgesi ayırd edilir. Ön kısımda, üzerinde göz, antenler ve 3 çift ağız parçasının bulunduğu baş bölgesi yer alır. Baş kapsülü 6 segmetten oluşur. Bunu 3 segmentten oluşan ve her birinde 1 çift bacak bulunan thorax izler. Bu sınıfın büyük bir kısmında 2. ve 3. segmentlerden birer çift kanat çıkar. Vücudun son bölgesi abdomendir. Abdomen 11 segmentten oluşur.

Bu segmentlerde bacak yoktur. 8., 9. ve 10. segmentlerde şekil olarak çok değişik ve yumurta koymada işe yarayan ekstremiteler yer alır. Böceklerdeki dış iskelet diğer Arthropodlarda olduğu gibi hayati önemdeki organları ve vücut şeklini korumaya yarar. Böceklerdeki belli başlı iç organlara gelince:

1. Boru şeklindeki bir sindirim kanalı,
2. Kan pompalamaya yarayan uzun ve kapakçıklı bir kalp,
3. Borucuklar şeklinde trakelerden oluşan bir solunum sistemi,
4. Vücudun ard kısmında dışa açılan bir çift üreme organı,
5. Karmaşık bir kas sistemi,

6. Beyin, çift ve segmental olarak yerleşmiş ganglion ve konnektiflerden oluşan bir sinir sistemi (Annelid ve Arthropodlara özgü ip merdiven sinir sistemi) bulunmaktadır.

Görünüşte canlı yavru meydana getirebilen birkaç tür bir tarafa bırakılacak olursa, genellikle böcekler yumurta bırakır. Larvalar gelişimleri sırasında zaman zaman deri değiştirir. Her deri değiştirmede vücut büyüklüğü artar veya bazı özel kısımların oluşumu gerçekleşir. Henüz ergin olmayan böceklerde kanat yoktur. Ancak Ephemeroptera (Birgünlükler), ergin öncesi son evrede kanatlara sahip olmaları nedeniyle istisna oluşturur. Larvalar bazen bacakların olmayışı ve hatta Arhropodlara özgü tipik organların bulunmayışı sebebi ile erginlerden tamamen farklı olabilir.

Taksonomik Çeşitlilik Ve Omurgasız Çeşitler

Böcekler, çok çeşitli organizmalar halinde evrimleşmiştir. Bugün yaşayan formlar 28 ordo (32 ordo Demirsoy) halinde sınıflandırılmıştır. Böcekler 15 000 fosil, toplam olarak muhtemelen 2 000 000 dan fazla tür (en az 5.000.000 Gullan & Cranstan) ile herhangi bir hayvan grubunun erişemediği en fazla çeşitliliğe ulaşmış başarılı bir gruptur. Eski Literatüre Göre Dünyada Yaşamakta Olduğu Bilinen Hayvan Tür Sayısı Tablo Olarak

Grup Tür sayısı
Chordata 60000
Arthropoda (böcek hariç) 73000
Insecta 900000
Mollusca 104000
Echinodermata 5000
Annelida 7000
Mollusca 2500
Platyhelminthes 6500
Nemathelminthes 3500
Trochelminthes 1500

Böcekler okyanus derinlikleri dışında yeryüzünde kutuptan ekvatora, yüksek dağlardan denizlere kadar her alana yayılmışlardır. Her türlü iklim koşuluna adapte olmuşlardır. Geniş alanlara yayılabildikleri gibi bir böcek buğday tanesi içinde bile hayat devrelerini tamamlayabilir. Bu derece başarılı olmalarındaki etken değişim gidişlerinin büyük adaptasyon kabiliyetine imkan vermesidir. Bu olağan üstü özelleşmeyi şöyle özetleyebiliriz:

A- Böceklerde Dış İskelet
1. Kas bağlantısı için geniş alan,
2. Su kaybını kontrol için en uygun imkan, özellikle ufak vücutlu bireylerde,
3. İç organları dış zararlardan tam koruma durumu.

B- Böceklerde Kanat:

Şiddetli rüzgarlara açık olan adalar bir tarafa bırakılacak olursa böceklerin uçma yeteneği, hayatta kalma ve dağılma (dispersal) oranınını çok arttırmıştır. Uçma yeteneği, beslenme ve çoğalma alanlarının genişlemesini ve düşmanlardan kaçma olanağını sağlar. Besininin veya konaklarının az ve seyrek bulunduğu hallerde, bunların elde edilebilmesine yaramaktadır. Örneğin leş üzerinde beslenen bir tür, kanatları sayesinde civarda beslenmesine uygun ölü hayvanları kısa bir zaman içinde bulabilir.

C- Küçük Vücut:

Böcek evrimi az sayıda büyük fert yerine çok sayıda küçük fert meydana gelmesini gerektirecek bir yol izlemiştir. Bu şekilde hem az besinin yeterli olması hem de düşmanlardan kaçma ve gizlenme şansı artmıştır. Vücudun küçük olması, hacme oranla yüzeyin fazla olmasını gerektirir. Böylece buharlaşma katsayısı arttığı için vücut örtüsü ince olan türlerin karasal hayatta yaşayabilme olanağı ortadan kalkabilir. İşte dış iskelet bu buharlaşmayı kontrol eder. Dış iskelet, böceklerin küçük vücutlu olma olanağını sağlayan en önemli etkenlerden birisidir.

D- Organların Uyumu:

Böceklerde vücut parçalarının adaptasyon kabiliyeti, bir tek organın farklı görevleri yapabileceği biçimde gelişmiştir. Örneğin Mantislerin ve bazı Hemipterlerin ön bacakları, avını yakalamaya ve yeme sırasında tutmaya yaramak suretiyle bir hareket organından çok yardımcı ağız parçası gibi işlev görür. Diğer hallerde de aynı yapı farklı şartlarda iş görecek şekilde uyum gösterir. Örneğin solunum sisteminde meydana gelen değişiklikler su ve karasal yaşama şartlarına uymayı sağlar.

E- Tam Başkalaşım:

Tam başkalaşım (Holometaboli) görülen böceklerde hayat döngüsü dört ayrı bölüme ayrılır. 1. Yumurta 2. Larva veya beslenme devresi 3. Pupa yani durgun şekil değiştirme evresi 4. Ergin veya üreme evresi. Tam başkalaşım kınkanatlılar (Coleoptera) ve sinekler (Diptera) gibi çok sayıda evrimleşmiş türü kapsayan böcek ordolarında görülür. Bu tip hayat şeklinde gelişme, larva evresindeki beslenmeye dayanır. Ergin evrede az çok durgun bir metabolik faaliyet vardır.

Beslenme sperm veya yumurtaların olgunlaşması içindir. Buna göre larva ve ergin tamamen ayrı habitat veya nişlerde yaşama durumunda kalır. Böylece larva gelişme için en uygun şartları bulur. Diğer taraftan ergin de döllenme, dağılma ve yumurta bırakmak için en uygun ortamı seçer. Tam başkalaşım, bu gruba sınırsız habitat çeşidi ve besin olanakları açmıştır. Ayrı ayrı hayat tarzının faydalarını birleştirme ve zararlarından kaçınma olanağını vermiştir.

1. Uçma yetenekleri ve hava kitleleri aracılığı ile de engelleri aşabilmeleri ve yeni yerlere yerleşerek fazla sayıda yeni türlerin evrimleşmesi.
2. Çok sayıda böcek grubunun kalıtsal mekanizmasında meydana gelen değişmelerle izole populasyon teşekkülü.

Böceklerin Dış Yapısı (Morfoloji)

olarak iki tabakaya ayrılır; ektodermden meydana gelmiş ve üstte kutikula; içerisine birçok organik ve inorganik bileşiğin katılması ile mekanik ve kimyasal etkenlere karşı olağanüstü dayanıklı bir yapı kazanmıştır. Suyu hemen hemen hiç geçirmediğinden bu hayvanların kara hayatına mükemmel bir uyum yapmalarını sağlamış olup gaz alış-verişi bazı eklem yerleri göz önüne alınmazsa yok gibidir.

(ekzokutikula + endokutikula) ve epikutikula olmak üzere iki ana tabakadan oluşur. Hypodermis ile epikutikula arasında bulunan prokutikulanın en tanınmış temel bileşiği azot içeren bir polisakkarit olan ve doğada yalnızca kitinaz enzimi ile yıkılabilen kitin dir. Kitin zincirler (Asetil-glikozamin moleküllerinden oluşan) sekonder bağlarla bağlanarak miselleri oluşturur. Miseller boyuna, paralel biçimde dururlar ve ışığı çift kırarlar.

Kukilin Tabakası

dış kısmı, deri değiştirdikten kısa bir süre sonra büyük ölçüde sertleşir buna sklerotizasyon denir. Bu sertleşmede yukarıda açıklandığı gibi deri değiştirme hormonu olan ektizon büyük öneme sahiptir. Vücut örtüsünün en üstteki tabakası olan ve kitin içermeyen epikutikula, sert tabaka, kutikulin tabakası, mum tabakası ve dolgu tabakası gibi kısımlardan oluşmuştur. Altta ise kaide zarını salgılayan ve içerisinde yapısal ve işlevsel olarak birbirinden farklılaşmış:

Örtü hücreleri (epidermis tabakasının büyük bir kısmını oluştururlar ve esas görevleri örtü tabakası olmalarıdır), Salgı hücreleri (çoğunlukla örtü hücrelerinin arasında bulunurlar ve kutikula tabakasının içerisine çıkıntı yaparak bir kanalla veya ortak bir kanalla dışarı açılırlar), Kıl hücreleri (çeşitli yapı ve kalınlıkta olup, duyusal ve korunma olarak görev yaparlar).

Böceklerde Kitin Tabakası

Kitin (C8 H13 O5 N)x formülünde nitrojenli bir polisakkarit olup çok dayanıklı bir maddedir. Su, alkol, seyreltik asit ve bazlarda erimez. Memeli sindirim enzimleri kitine etki etmez. Ancak bakteriler ve kitinaz enzimi bu yapıya etkilidirler (alkali ile muamele sonucunda renk ve sertleştirici maddeler temizlenebilir. Fakat kutikulanın esas yapısında belirgin değişme olmaz). Kutikulanın sertliği kitin olmayan maddelerden ileri gelir ki bu maddelerin de kimyasal yapısı tam olarak bilinmemektedir.

Kutikulanın sertleşmesine sklerotizasyon denir ve bu sertleşmede deri değiştirme hormonu olan ektizon büyük öneme sahiptir; skleritizasyon gömlek değiştirmeyi takiben başlar. Kutikulayı oluşturan maddelerin miktarı türden türe değişmekle birlikte, hamamböceğindeki oranlar şu şekildedir ; % 37 su, % 44 protein, % 15 kitin, % 4 yağ. Sertleşmiş, sklerotize olmuş plakalara sklerit denir. Bu plakalar birbirinden membran bölgeler olan sınır çizgileri yani sutur ile ayrılır. Skleritler arasında kalan kısım esnek veya membran yapısında olduğu için hareket sağlanabilir (bu yapının işleyişi basit bir şekildedir).

BÖCEKLERDE DERİ DEĞİŞTİRME

Böceğin büyümesi vücut örtüsü ile sınırlandığından, özellikle larva evresinde, deri zaman zaman atılarak, ektizon hormonunun etkisi altında epidermis tabakası tarafından yeniden oluşturulur. İlk olarak epidermis hücreleri tarafından salgılanan bir çok enzim endokutikulayı eritirken, epidermisin üst kısmında yeni bir kutikulin tabakası oluşarak bu enzimlerin daha içteki dokuları ve epidermis tabakasını eritmesini önler.

Yeni oluşan bu tabaka eski epikutikulanın yerini alacaktır. Eriyen endokutikulanın oluşturduğu boşluğa eksovial boşluk bu boşlukta toplanan sıvıya da eksovial sıvı denir. Sıvı hale geçtikten sonra, örtü hücreleri tarafından emilir ve yeni oluşan kutikulin tabakasının altında yeni epikutikula tabakalarının en içteki kısmını salgılamaya başlar. Bu olayın tümüne birden Ecdysis denir.

Derinin yırtılma yeri türlere göre değişmekle birlikte çoğunlukla kafanın dorsalinde ve kısmen boyun kısmında oluşan “T” biçiminde bir yarıktır. Burada ekzokutikula ya çok zayıf oluşur veya tamamen kaybolur, endokutikulanın da büyük bir kısmı emildiğinden, abdomenin kasılarak hemolenfi baş ve göğüse pompalaması ile oluşan basınçla burası yırtılır ve hayvan yarıktan dışarı süzülerek çıkar.

Böceksiz Mekanlar SağlıyoruzBöcek Türüne Öze İlaçlamaİnsan Sağlığına Zararsız İlaçlarProfesyonel Çözüm OrtağınızYaşam Alanlarınız Koruma AltındaEntegre Haşere Mücadele HizmetiUzman Ve Donanımlı EkipPeriyodik İlaçlama Servisi
Böceksiz Mekanlar Sağlıyoruz
Böcek Türüne Öze İlaçlama
İnsan Sağlığına Zararsız İlaçlar
Profesyonel Çözüm Ortağınız
Yaşam Alanlarınız Koruma Altında
Entegre Haşere Mücadele Hizmeti
Uzman Ve Donanımlı Ekip
Periyodik İlaçlama Servisi

Dış ve iç çıkıntılar:

Dış çıkıntılar: Böcek vücut duvarı birçok sayıda iç ve dış çıkıntılara sahiptir. Vücut duvarının dışarıya doğru yaptığı çıkıntılar mahmuz, pul, diken ve kıl gibi çeşitli şekillerde olur. Bunların bazıları sadece kutikulada, diğerleri de her 3 vücut tabakasında yer alır. Hipodermis hücreleri tarafından meydana getirilir. Bazı dış çıkıntılar da esas epidermal hücrelerin dışa doğru büyümesinden ibarettir. Bunlar, çeşitli uyarımları alma ve ses çıkarma gibi faaliyetler yönünden çok önemlidirler.

İç çıkıntılar: Vücut duvarı içe doğruda çöküntüler yapar. Bunlar invaginasyon ile oluştuklarından bulundukları yerler dıştan bir çukur veya oluk ile belli olur (bu çukur veya oluklar, bunları meydana getiren scleritleri tayin etmek için en güvenilir işaretlerdir). İç çıkıntılardan levha şeklinde olanlara apodem, diken veya parmak şeklinde olanlara apophysis denir. İç çıkıntılar kasların bağlanmasını ve dış iskeletin dayanıklılığını sağlar.

Böceklerde Orientasyon

Bir böceğin kısımlarının birbirine nazaran konumunu tarif etmek için çeşitli terimler kullanılır. Esas vücut bölgeleri bu amaçla orientasyon için temel olarak kullanılır. Belli başlıları şunlardır.

1. Anterior kısım: Genelde ön kısım için kullanılır. Başın bulunduğu kısım veya baş tarafına doğru olan herhangi bir kısımdır.
2. Posterior kısım: Genel olarak arka kısımdır. Abdomenin son kısmı veya bu tarafa doğru olan herhangi bir kısım.
3. Dorsum (Dorsal): Vücudun üst kısmı veya onun kısımlarından birisi.
4. Ventrum (Ventral): Vücudun alt kısmı veya onun kısımlarından birisi.
5. Meson: Vücudu dorsal veya ventral olarak ortadan boylu boyunca kateden orta çizgi veya bunun üzerindeki noktalar arasında kalan parça.
6. Lateral kısım: Vücudun yan kısmı veya onun bir kısmı.

7. Base, Apex: Anten vaya bacak gibi vücudun dışa doğru meydana getirdiği yapı veya ekstremiteler de bağlantı nokta veya alanına base, uç kısma veya bağlantı noktasından en uzak olan noktaya apex denir. Bacak gibi diğer ektremitelerde de aynı orientasyon kullanılır. Şöyle ki vücuda en yakın kısma base veya proximal kısım, vücuttan uzakta bulunan kısım apex veya distal kısımdır. Haşereler böceklerin değişik dalında yer alır.

Pin It on Pinterest